12 Nisan 2009 Pazar

Torres: Galibiyet bizi yükseltecek

Blackburn karşısındaki galibiyete 2 golle önemli katkı sağlayan Fernando Torres, Liverpoolfc.tv adresine şöyle konuşmuş:

"Chelsea maçından sonra bu maç harikaydı. Chelsea maçında kötüydü ama bugün işimizi tamamıyla yerine getirdik. Bu müthiş sonuçtan sonra artık Londra'ya kendimizden emin gidiyoruz." Yıldız futbolcuya, ilk golü hakkında Liverpool kariyeri boyunca attığı en güzel gol olup olmadığı sorulunca ise şu cevabı vermiş: "Bazen bunun gibi şutlar denersiniz ancak genelde top dışarıya gider. Bugün ise gol oldu. Gerçekten güzel goldü."


Rafael Benitez de yaptığı basın toplantısında şunları söylemiş:

"İyi bir maç çıkarmak için gol atıp, gol yememeniz gerekiyor. Böyle olunca futbolcular da müthiş tepki veriyor. Birkaç pozisyonu daha kaçırmasaydık bundan bile daha iyi olabilirdi. Ama yine de mutluyum." demiş. Torres hakkında ise "Torres gibi anahtar oyuncular çok önemlidir. Oyunu her zaman açarlar. O da bugün ilk golü atarak oyunu açtı. Ona her zaman ihtiyaç duyarız."

Yedek soyunup maçta oynamayan ve sakatlığı bulunan Steven Gerrard'ın ise Chelsea maçında tam hazır olacağı açıklandı. Benitez her ne kadar temkinli konuşsa da Stamford'da galibiyet için Gerrard'a en az Torres kadar ihtiyacı olacak. (hatta daha fazla)

Ayrıca Torres'in ilk golü ve Agger'in golünü izlemenizi tavsiye ederim. Harika goller.

Avantaj gidiyor...(90-83)

Maçın ikinci yarısını TBL'nin canlı yayın servisinden takip ettim. Selçuk her ne kadar geride olsa da maça ortaktı. Aslında mağlubiyetin sebebi bizim Alex ve Ekene'den kaynaklanıyor. Bu ikilinin ortalama 30 sayı 20 ribaundla oynadığını biliyoruz. BJK takımı bu ikiliyi iyi savundu tabi bu bir gerçek ama onun yanında bizimkilerin de gününde olmadığı açıktı. Alex'in elinin tutuk olduğu, Ekene'nin erken faulden kenarda oturduğu bir maçtı. Geçen maçta bizleri büyüleyen Leroy Hickerson yine showunu yaptı. Ribaundlara katkısından bahsetmiştik. Bu maçta da 23 sayının yanında 10 ribaund kopararak bizim adımıza en iyi performansı sergiledi.

Türklerden Ufuk 19, İsmail 15 sayı kaydetti. Ufuk'un ayrıca yaptığı 5 rib-5 ast-4 stl kayda değer ancak, kendisinin çok kötü bir alışkanlığı var: top kaybı... Malesef bunu her maç yapıyor. Bu maçta da 6 top kaybetmiş kendisi. "Bunlardan 2'sinde kendi sayı atsa, 2'sinde asist yapsa" diyesi geliyor insanın.

Neyse sağlık olsun bu maç da geçti ama unutmayalım bundan sonraki her maçta kazanmamız gerekiyor. Play-off falan hikaye önce ligde kalmak lazım.

11 Nisan 2009 Cumartesi

Serie A'dan notlar


  • Fiorentina, Cagliari'nin 9 kişi kaldığı maçta Pasqual ve Vargas'ın golleriyle 2-0 galip geldi.
  • İlk yarıda baskın oyun sergileyip 2-0 öne geçtikten sonra ikinci yarı rakibe hücum imkanı veren Inter ile Palermo Giuseppe Meazza'da 2-2 berabere kaldı.
  • Roma derbisinde Matuzalem, Panucci ve Mexes oyundan ihraç edildi. Kazanan mavi-beyazlı taraf oldu. Lazio sahadan 4-2 galip ayrıldı.
  • Sampdoria'nın Lecce'yi deplasmanda 3-1 yendiği maçta Giampaolo Pazzini takımının ilk golüne imza attı.
  • Tüm maçlarda başlamadan önce depremde ölen İtalyanlar için saygı duruşu yapıldı. Tüm takımlar maça siyah bantla çıktı.

Bir taşla tek kuş


Bugünkü Premier League maçlarından zirveyi ilgilendirenler sürprizsiz sonuçlandı. ECC için mücadele eden takımların hepsi (A. Villa'nın maçı yarın) galibiyet elde etti.

Biz Liverpool açısından bakalım. Blackburn maçı dün Carra'nın yaptığı açıklamadaki kadar büyük olmadı açıkçası. Torres(2), Agger ve Ngog'un golleri 4-0'lık skoru belirledi. Chelsea maçındaki istekli ama başarısız Torres bugün takımın güzel oyununu 2 golle destekledi. Orta sahada Gerrard'ın eksikliği hissedilmedi, Lucas'ın eksikliği(!) hissedildi. Benitez, kanatlara Yossi ve Riera'yı koymuş, Torres'in yanına da Kuyt'ı görevlendirmişti. Bu 4-4-2 klasik taktikti ve oyuncular taktiğe burun kıvırmadılar açıkçası. Sonuç olarak Liverpool bu haftada eze eze 3 puanı hanesine yazdırdı.

Günün ilk maçında Liverpool rakibini mağlup etti ama diğer rakipler ne yaptı?

Aynı saatte başlayan maçlarda Chelsea, 70. dakikaya kadar 4-0 önde götürdüğü maçta 8 dk. içerisinde 3 gol yemesine rağmen Bolton Wanderers'ı 4-3 mağlup etti.

Man Utd, Sunderland deplasmanından 2-1'lik galibiyetle döndü. Konuk takımın gollerini Scholes ve 17'lik Macheda kaydetti.

Arsenal, ilk yarıyı 1-0 geride kapattığı maçta Wigan Athletic'i 4-1 mağlup etti. Goller: Walcott, Silvestre, Arshavin ve A.Song'dan.

Diğer maçlarda alınan sonuçlar ise şöyle:
Middlesbrough 3-1 Hull C. (M'boro'nun ilk golü Tuncay'dan)
Portsmouth 2-2 West Bromwich A.
Tottenham H. 1-0 West Ham U.

Dipnot: Bizim yalaka yayıncımıza ders olsun. Bugün Liverpool haricindeki büyük takımların maçları aynı saatte idi. Bir şeyler ifade etmeli artık bu gibi örnekler.

10 Nisan 2009 Cuma

Gerrard 18'e alındı


Chelsea maçından sonra kalçasında bir sorun tespit edilen Steven Gerrard, Liverpool-Blackburn maçının 18 kişilik kadrosuna alındı.

Rafael Benitez'in demeci şöyle: "Gerrard'da bazı problemler tespit edildi. Kendisini 18 kişilik kadroya aldık ancak oynayıp oynamayacağı konusunu yarın sabah doktorlarla konuşup karara bağlayacağız. Blackburn maçının bizim için öneminin farkındayız. Ancak maçı kazandıktan sonra kaptanımızı 2-3 hafta kaybetme riskini göze alamam."

Carra: EPL öncelikli

Takımın 2. kaptanı Jamie Carragher, Chelsea ve Blackburn maçları ile alakalı Guardian'a konuşmuş.

Konuşma metni az çok şu şekilde: "Chelsea maçında olanlarla alakalı konuşmaya gerek yok. Liverpool için EPL her zaman öncelikli olmuştur." Buraya kadar normal ancak sonra birazcık abartmış gibi. "A takımda 13 yıldır forma giyiyorum. Önümüzdeki Blackburn maçı kariyerimdeki en büyük maçlardan olacak. Eğer kazanırsak 6 hafta aradan sonra ligin zirvesine oturacağız. Sene başında bunu herhangi biri söylese şaşkınlıkla beraber çok mutlu olurdum" demiş.

Son iki cümlede bir sorun var gibi. Öncelikli olarak takımın zirveye oturması için Man Utd'nin puan kaybını beklemesi gerek. Son cümle ise biraz benim yorumumla beraber iyice karıştı. Normal metinde "şaşkınlık" kısmı yok. Ama bana göre orayı çıkarınca cümle çok saçma oluyor. Belki de Carra'nın kafası yerinde değildir. Bilemiyorum...

Saygıyla eğiliyorum...



Tebrik eder, ellerinizden öperim :)

9 Nisan 2009 Perşembe

Kırmızının gözyaşları...


Dün Star TV'nin yayın tercihlerine mağlup olduk. Maçı saat 23.50'de vereceklerini açıkladılar. Cebren ve hile ile maçın sonucunu öğrenmemeye gayret edip maçı izledim. Maç hakkında fazla yorum yapmak istemiyorum. Ivanovic kimmiş, Lucas Leiva Masch'in yokluğunda çok kötüydü falan filan. Dünkü takımı neresinden tutarsak elimizde kalır zaten. Gerrard'dan tutun Torres'e Reina'ya kadar.

Büyük ihtimalle 2009 ECC Liverpool için bitti. Liverpool kulübünün artık tek hedefi EPL olmalı. Manu şu aralar formsuz bunun avantajından yararlanıp birkaç puan öne geçmek gerek.


Bazıları Old Trafford'daki 4-1'lik maçı hatırlatıp Stamford'da neden olmasın demişler. İnanın ben de demek isterdim ama içimden gelmiyor...

5 Nisan 2009 Pazar

31. haftada lider değişmedi

Dün 90'da sevindik Yossi'yle. Ama bugün 90'da Macheda'nın golüyle çok üzüldük. Çok ümitler beslediğim Aston Villa maçı son dakikada ManU'ya verdi. Ferguson'un gençlerindenmiş Federico Macheda. Halbuki Aston Villa maçı 2-1 önde götürüyordu bir ara ama 3-2 mağlup oldular. ManU'nun moralleri bugüne kadar çok gerilmişti ama sanırım bundan sonra daha rahat olacaklardır. Fikstür olarak onlara engel olacak maç yok. Baskıyı kaldırmaları durumunda ligi alacaklardır. Ama tabii ki biz de onların her puan kaybını büyük umutlarla bekleyeceğiz.


Haftanın diğer sonuçları ise şu şekilde:

Blackburn Rovers 2-1 Tottenham Hotspur
Arsenal 2-0 Manchester City
Bolton Wanderers 4-1 Middlesbrough
Hull City 0-0 Portsmouth
Newcastle United 0-2 Chelsea
West Bromwich Albion 0-2 Stoke City
West Ham United 2-0 Sunderland
Fulham 0-1 Liverpool
Everton 4-0 Wigan Athletic
Manchester United 3-2 Aston Villa

Galibiyet serisi sona erer mi?


Selçuk'umuz cumartesi günü Oyak Renault'yu 91-83 mağlup etti. Haftasonu blogdan bir süre uzak olduğumdan dolayı maçı sıcağı sıcağına yazamayacağım. Belirteceğimiz birkaç nokta var o kadar.



5. maçımızda üst üste 4. galibiyetimizi yaşamanın mutluluğu içindeyiz. Artık düşme hattında bizden çok daha isteksiz takımlar var. Sonuç da biz de düşme hattından uzaklaşmış sayılmayız ancak diğer takımların formu bizi bir nebze rahatlatıyor.


Maçta ise her zaman olduğu gibi ilk yarı Selçuk show vardı sahada. İkinci yarı malum sayı yeme serileri rakibin bazı beceriksizlikleri sayesinde yarıda kaldı. Evren Büker'in müthiş üçlük yüzdesi ve Alex Gordon'ın performansı Oyak Renault'yu maç sonuna kadar maça ortak etti. Çakma James White reklamıyla gelen Leroy Hickerson'ın performansını merak ediyorduk. Gördük ki hakikaten havada uzun zaman geçiriyor. Vurduğu smaçlarda hatta çektiği şutlarda bile havada asılı kaldığını gördük. Hücum ribaundlarında takıma önemli katkısı var.


Ekene ve Alex her zamanki gibi takımın hem savunmasını hem hücumunu domine ettiler. Pek mümkün değil ama ikisinden birisinin takımda kalması gelecek sene için müthiş kazanç olacaktır.

Bu maçı da bir şekilde atlattık. Peki gelecek haftalarda takımın durumu ne olacak? Kafamızda soru işaretleri var. Zira son maçlardaki fikstür avantajı son maçlara doğru iyice kayboluyor. Dilerseniz kalan maçlara bir bakalım.

BJKCT (d)
FBÜ
Aliağa (d)
TT
Daçka (d)


Bu 5 maçtan çıkaracağımız 3 galibiyet bizi 9 veya 10. yapar. 4. galibiyet ise play-off'a yeterli olabilir. Ancak şimdiye kadarki tecrübem bu maçlardan 2 galibiyet çıkabileceğini söylüyor. Bu da ancak 11-13 arası bir sıralamaya tekabül ediyor. Neyse en azından 2'den az galibiyet almayalım da...

2 Nisan 2009 Perşembe

Milli maç raporları

Öncelikle sahne Liverpoollular'ın


Türkiye 1-2 İspanya
Xabi Alonso, Riera ve F. Torres ilk 11'de maça başladı. Alonso(p) ve Riera İspanya'nın gollerini kaydederken Torres 85 dk.'da yerini D. Güiza'ya bıraktı.

Danimarka 3-0 Arnavutluk
Daniel Agger 90 dk. forma giydi.

Çek Cumhuriyeti 1-2 Slovakya
Martin Skrtel 90 dk. forma giyerken Çek Cumhuriyeti'nin tek golünü (kendi kalesine) kaydetti.

Yunanistan 2-1 İsrail
Yossi Benayoun hafif sakat olmasına rağmen maçın ikinci 45 dakikası boyunca oynadı.

Hollanda 4-0 Makedonya
Hollanda'nın rakibini sahadan sildiği maçta Kuyt iki gole imzasını attı. Böylece 4 günde 3 gole imza atmış oldu.

İngiltere 2-1 Ukrayna
Steven Gerrard 90 dakika oynadı.

Gelelim diğer maçlara:

Polonya 10-0 San Marino
Polonya'nın yenmesi ve farklı yenmesi elbette sürpriz değil. Ama bir futbol takımının bir maçta 10 gol yemesi olay. Tebrik ettim kendilerini. Ayrıca FM 2009'un bombalarından Robert Lewandowski 1 gol kaydetmiş.


Bolivya 6-1 Arjantin
Bir başka tebrik edilmesi gereken takım ise Arjantin. Maradona'nın askerleri nasıl olmuş da o kadar yemişler anlayamadım. Bolivya ne kadar iyi takım olursa olsun karşılarındaki Arjantin. Ki Arjantin, daha şimdiden 2010 Dünya Kupası için İspanya ile kapıştırılan bir takım. Sanırım biraz kendilerine çeki düzen vermeliler.


İtalya 1-1 İrlanda
Maçı canlı yayından takip edeyim derken 4. dk'da bir kırmızı kart geldi. İsimse tanıdık. Sampdoria ve artık İtalya milli takımında başarılı maçlar çıkaran Giampaolo Pazzini! Kafa topuna çıkarken John O'shea'ye dirsek atmış. Kasıtlı mı? Bence değil. Hatta kırmızı bile olmayabilir. Ama sonuç olarak İtalya maçın 86 dakikasını 10 kişi oynamak zorunda kalmış. İrlanda'nın beraberlik golünü de 89'da Keane kaydetmiş.


Bosna Hersek 2-1 Belçika
Sanırım eleme grupları bittiğinde bu maç hakkında çok konuşacağız.

1 Nisan 2009 Çarşamba

Buz gibi bir veda!



Ne demeli bu iki Liverpoollu'ya?


Güle güle Güney Afrika!
Artık Dünya Kupası şansımız (play-off) mucizelere kaldı.